Algoritmaya Değil, İnsana Yazmak

Dijital Dünyada İçten İçerik Üretmek Mümkün mü?

Bir süredir fark ediyor musun?
Dijital dünya hiç olmadığı kadar “yüksek sesli”.
Her sabah uyandığımızda karşımıza çıkan şey, içerikten çok gürültü gibi.

Markalar daha fazla görünmeye çalışıyor, içerik üreticileri algoritmanın nabzını tutmaya uğraşıyor, markalar “daha çok, daha hızlı, daha fazla” üretme çabasına giriyor. Ve bu curcunanın tam ortasında çok basit bir şey kayboluyor:

İnsan.

Evet, algoritmalar önemli. Evet, SEO diye bir gerçek var.
Ama günün sonunda hiçbir platform, hiçbir trend, hiçbir gündem; bir insanın bir başka insanla kurduğu bağın yerini almıyor.

Peki o zaman soralım:
Dijital dünyada hâlâ “içten” bir içerik üretmek mümkün mü?
Kesinlikle mümkün. Hatta tam da bu yüzden fark yaratıyor.

1) İçerik tüketilmiyor, hissediliyor.

Bunu bir düşün…
Günde yüzlerce, hatta binlerce içerikle karşılaşıyoruz.
Peki hangilerini hatırlıyoruz?

“Duygu bırakanları.”

Bir kullanıcının içinden “tam benlik” dedirten bir satır…
Markanın sizi gerçekten anladığını hissettiren bir cümle…
Tanıdık bir hikâyeye benzeyen bir metafor…

Bir içeriği güçlü yapan şey teknik doğruluğu değil; insanın kendinden bir parça bulması.

Bazen kullanıcı verilerine, tablo analizlerine o kadar dalıyoruz ki…
O verilerin temsil ettiği insanların gerçek olduğunu unutuyoruz.
Oysa iyi içerik—en iyi içerik—hep şunu söyler:

“Seni görüyorum.”

2) Algoritmalar aslında sandığımızdan daha insan.

Şimdi biraz iddialı bir şey söyleyeceğim:
Algoritmalar da insan davranışını takip eder.

Onları besleyen şey ne?
İnsanların neleri izlediği, neleri beğendiği, neleri paylaştığı.

Yani aslında şöyle bir denklem var:
İnsan içeriği insan etkileşimi algoritma tarafından ödül.

Kısacası “algoritmaya oynamak” çoğu zaman “insana oynamaktan” çok da farklı değil.
Sadece insanların gerçekten ilgisini çeken şeylere odaklandığında, algoritma zaten seni fark ediyor.

Bunu hep konuşuruz:
Bir içerik önce insana değmeli.
Önce insanda karşılık bulmalı.
Gerisi zaten gelir.

3) İçtenlik yeni lüks.

Dijitalde içerik çoğaldıkça, içtenlik değerli hale geldi.
Tıpkı minimalist tasarımın kalabalığın arasında bir nefes olması gibi.

Bugünün kullanıcıları şunu hemen anlıyor:
– “Bu içerik benimle konuşuyor mu?”
– “Yoksa sadece bir şey satmaya mı çalışıyor?”
– “Benimle bağlantı kurmak mı istiyor, yoksa beni manipüle etmek mi?”

İçten yazmak manipülasyonun tam zıttı.
İçten yazmak;
samimi olmak, net olmak, insanca konuşmak.

Kimi zaman kusursuz olmayan bir cümle bile mükemmel kurulan bir kurgudan daha gerçek geliyor.

4) Hikâyeleştirme: Dijitalin duygusal hafızası.

Dikkat ekonomisi çağında herkes aynı şeyi söylüyor:
“Dikkat süresi kısaldı.”

Ama kimse şunu eklemiyor:
“İyi bir hikâyen varsa, kimse dikkat süresiyle ilgilenmez.”

Çünkü insan beyni hikâyeyle çalışır.
Bir içeriğin hatırlanabilir olmasının sebebi;
verdiği bilgi değil, kurduğu bağdır.

Küçük bir örnek:
“Ürünü alın, hayatınız kolaylaşsın.”
→ Bu bir bilgi.

“Aynı anda üç şey yetiştirmeye çalışırken nefesiniz kesilmiş gibi hissediyorsanız, bu ürün biraz nefes olur.”
→ Bu bir his.

Hangisi daha çok akılda kalıyor?

5) Markaların sesi değil, vicdanı olan içerikler.

Artık sadece “marka tonu” yeterli değil.
Kullanıcılar, markanın değerlerini, duruşunu, yaklaşımını görmek istiyor.

Ne söylediğin değil, nasıl söylediğin daha kıymetli.

İnsana yazmak;
● Daha sade bir dil,
● Daha samimi bir ton,
● Daha fazla empati,
● Daha fazla hikâye,
● Daha fazla ses, nefes, aralık…
demek.

Markanın bir robot gibi değil, yaşayan bir organizma gibi konuşması demek.

Sonuç: Evet, içten içerik hâlâ mümkün. Hatta hiç olmadığı kadar gerekli.

Dijital dünya karmaşıklaştıkça, insanlar aslında daha basit bir şey istiyor:
Gerçeklik.

İyi içerik hâlâ kazanıyor.
İnsana değen içerik hâlâ büyütüyor.
İçten bir satır hâlâ “işte bu” dedirtiyor.

Ve belki de en güzeli:
İçtenlik ölçülemez ama etkisi hissedilir.
İşte bu yüzden dijital dünyanın içinde hâlâ insana yazmak mümkün.
Ve bunu yapan markalar her zaman bir adım önde oluyor.

Hazır mısın?
Bir dahaki içeriğinde bir adım geri çekilip kendine şunu sorman yeterli:

“Bunu algoritma için mi yazıyorum, yoksa bir insan için mi?”

Gerisi zaten geliyor.

YEŞİM DENİZ

İletişimde kalın

E-posta adresinizi girerek kurumsal portföyümüze pdf fomatında ulaşabilirsiniz.

Gizlilik Politikası

1618.agency sitesinde işlem yapmadan önce lütfen bu Gizlilik Politikasını okuyunuz,
Gizlilik Politikasını kabul etmiyorsanız, lütfen 1618.agency sitesi üzerinde işlem
yapmayınız. Bu Gizlilik Politikası 1618.agency com sitesi için geçerlidir ve 1618.agency
sitesi üzerinde bahsi geçen diğer siteler için bağlayıcı niteliği bulunmamaktadır. Bu
Gizlilik Politikası ile 1618.agency un şartlarını kabul etmiş olmaktasınız.

Kişisel Bilgi
Ürünlerimizi sizlere tanıtmak, yeni ürünlerimiz, hizmetlerimiz ya da promosyonlarımızdan
sizleri haberdar etmek, yeni ürün satışı yapmak veya ürün satışı sonrası destek vermek
için 1618.agency sitesinde; isminiz, adresiniz, e-posta adresiniz ve telefon numaranız
gibi size özel, kişisel bilgilerinizi istememiz gerekebilir. Mevcut bilgileriniz yeterli olmadığı
durumda ek bilgiler sizden e-posta, telefon veya faks gibi iletişim araçları ile istenebilir.
Tüm bu kapsam içerisinde toplanan bilgi 1618.agency sitesinde kişisel bilgi olarak
nitelendirilmektedir.

Bilginin Paylaşımı
1618.agency sitesi için web sitesini ziyaret edenlerin, kişisel bilgilerini korumak başlıca
ilkeleri arasında yer almaktadır kişisel bilgi içermeyen veriyi (Kullanılan işletim sistemi,
ziyaretçilerin cinsiyeti vb.) 3. şahıslar ile bilgi vermek amacıyla paylaşabilir. Yasal olarak
tarafımızdan istenmedikçe kişisel olarak nitelendirilen özel bilgiler 3. şahıslar ve kişisel
bilgiler; bilgi veya promosyon amaçlı şirket bünyesindeki diğer siteler ile paylaşılabilir.

Otomatik Olarak Toplanan Kişisel Olmayan Bilgi
1618.agency ziyaretçilerimiz hakkında daha detaylı bilgi elde etmek için sitemiz
tarafından bilgisayarınıza cookie -çerez- olarak nitelendirilen bilgi dosyaları gönderilebilir.
Bu dosyalar tamamen kullandığınız sistem ile ilgili teknik bilgi içeren ve dünyada yaygın
olarak kullanılan dosyalardır.

Güvenlik
1618.agency verinin mutlak güvenliği için gerekli teknolojik tedbirleri almaktadır. Ancak
hiçbir teknolojik sistem %100 güvenli değildir. 1618.agency un hatalı kullanım ya da
kişisel bilgilerinize yetkisiz erişim gibi riskleri önlemek ya da minimum seviyeye indirmek
için gerekli tedbirleri almaya ve bu yönde bilgilendirici yayın yapmaya çalıştığını
bilmenizi isteriz. Özellikle online işlem sırasında kullanılan kredi kartı bilgilerinin 128 bit
şifreleme teknolojisi ile tarafınızdan alınıp bankaya iletilmektedir.

Toplanan Verilerin Doğruluğu
1618.agency ziyaretçisi tarafından girilmiş olan eksik ya da yanlış bilgiyi, ziyaretçisinden
gelecek yeni bilgi veya çapraz sorgulama yöntemi ile elde edeceği doğru bilgi ile
değiştirebilir ya da silebilir.

Değişiklikler
1618.agency olarak dilediğimiz zaman ve bildirimde bulunmadan bu Gizlilik Politikasını,
Siteyi ya da bu sayfalara erişimi değiştirebilir ya da kaldırabiliriz.