Birçok marka bu cümleyi özgüvenle kuruyor:
“Bizim sektörümüzde reklama gerek yok.”
Genellikle arkasından şu gerekçeler geliyor:
“Biz zaten biliniyoruz.”
“Ağızdan ağıza ilerliyoruz.”
“Bizim işimiz referans işi.”
Peki gerçekten öyle mi?
Görünür Olmak ≠ Bilinmek
Bir markanın sektörde uzun süredir var olması, bugünün tüketicisi tarafından algılandığı anlamına gelmiyor.
Pazar değişiyor, hedef kitle gençleşiyor, karar vericiler farklılaşıyor. Siz konuşmasanız bile rakipleriniz konuşuyor.
Reklam, sadece “daha çok kişiye ulaşmak” değildir.
Reklam, algıyı yönetmektir.
Reklam Yapmayan Markalar Ne Kaybeder?
Reklama ihtiyaç duymadığını düşünen markalar genellikle üç şeyi kaçırır:
- Hikâyeyi başkaları anlatır
Siz anlatmazsanız, sizi rakipleriniz tanımlar. - Yeni hedef kitleye ulaşamaz
Mevcut müşteriyle ilerlemek büyüme değildir, durgunluktur. - Değer algısı zamanla düşer
Sessiz kalan markalar, fark edilmeden sıradanlaşır.
“Biz Referansla Çalışıyoruz” Demek Yeterli mi?
Referans elbette güçlüdür.
Ama günümüzde referansın da bir vitrini olmak zorunda.
Potansiyel müşteri sizi duymadan önce:
- Google’da aratıyor
- Sosyal medyada bakıyor
- Web sitenizi inceliyor
Orada yoksanız ya da yanlış bir diliniz varsa, en iyi referans bile ikna etmeye yetmeyebilir.
Reklam = Satış Baskısı mı?
En büyük yanılgılardan biri de şu:
Reklamın sadece satış odaklı olduğu düşüncesi.
Oysa doğru stratejiyle yapılan reklam:
- Güven inşa eder
- Uzmanlık algısı yaratır
- Markayı konumlandırır
- Satıştan önce zihinsel bağ kurar
Satış, çoğu zaman reklamdan çok sonra gelir.
Her Sektörün Reklama İhtiyacı Vardır
Sektör fark etmez:
- Lojistik
- Gayrimenkul
- Sağlık
- B2B hizmetler
- Kurumsal üretim
İhtiyaç duyulan şey reklamın şekli ve dilidir, varlığı değil.
Her marka bağırmak zorunda değildir.
Ama her marka anlatmak zorundadır.
1,618 Agency Olarak Biz Ne Söylüyoruz?
Bizce soru şu olmalı:
“Reklama gerek var mı?” değil,
“Nasıl bir iletişim markamı büyütür?”
Sessiz kalmak strateji değildir.
Strateji, ne zaman, nerede ve nasıl konuşacağını bilmektir.
Ve bugün, görünür olmayan markalar değil;
doğru anlatılmayan markalar kaybeder.
